Hong Kong’un Tai Po bölgesindeki Wang Fuk Court konut kompleksinde meydana gelen ve 94’ten fazla kişinin ölümüne yol açan yangının ardındaki mekanizma ve olası ihmaller, Reuters’ın sahadan, uydu görüntülerinden ve uzman analizlerinden yararlanarak yaptığı kapsamlı inceleme sonucunda daha net bir şekilde ortaya çıktı. Yangının tek bir noktada başlayıp kısa süre içinde yedi bloğu birden sarması, hem kullanılan inşaat malzemeleri hem de yenileme sürecindeki uygulamalar nedeniyle, uzmanların “kontrollü bir felaket” olarak nitelendirdiği olayın boyutlarını gözler önüne serdi.
BAMBU İSKELE ALEV ALDI
Yangın, çarşamba günü yerel saatle 14.51’de Wang Cheong House adlı blokta başladı. Bu blok, kompleksin V şeklindeki düzeninin tam ucunda yer alıyordu. Alevlerin ilk yükselişi, çevredeki güvenlik kameralarına ve Reuters’ın incelediği uydu görüntülerine net bir şekilde yansıdı. Ancak asıl dikkat çekici olan, yalnızca birkaç saat içinde alevlerin komşu binalara nasıl “tırmanarak” geçtiğiydi. Bu yayılmayı mümkün kılan en önemli faktör, kompleksin Temmuz 2024’ten bu yana kapsamlı bir yenileme sürecine girmiş olmasıydı. Sekiz kulenin tamamı, Hong Kong’un geleneksel inşaat yöntemlerinden biri olan bambu iskelelerle çevriliydi ve binaların dış cepheleri tamamen yeşil inşaat fileleriyle kaplanmıştı.

KÖPRÜ GÖREVİ GÖREN İSKELE YANGINI ARTTIRDI
Reuters’ın analizinde, bu malzemelerin yangın anında nasıl bir “alev kanalı” oluşturduğu ayrıntılarıyla aktarılıyor. İnşaat şirketlerinin pencere kenarlarını bakım çalışmaları için beyaz köpük levhalarla kapladığı tespit edildi. Bu levhaların büyük kısmının yangına dayanıklı olmadığı; aksine, tutuştuğunda yüksek ısıyla eriyip damlayarak yangının hem dikey hem yatay yönlerde ilerlemesine katkıda bulunduğu belirtildi. Yeşil filelerin çoğu, alevlerin üzerinde hızla hareket edebileceği bir yüzey yaratarak yangının V formundaki kompleks boyunca akmasına neden oldu. Bambu iskeleler ise hem tutuşabilir yapıları hem de binalar arasında bir tür köprü görevi görmeleriyle felaketin boyutunu büyüttü.
Yangının başlamasından sadece dakikalar sonra alevler önce Wang Tai House’a, ardından Wang Shing House’a sıçradı. Günün ilerleyen saatlerinde başka bloklar da tutuştu ve saat 19.30 civarında sekiz bloktan yedisi tamamen yanıyordu. Alevler öylesine hızlı yayıldı ki, yangının başladığı andan yaklaşık bir saat sonra bile kontrol altına alınabileceğine dair bir umut bulunmuyordu.

POLİS AĞIR İHMAL TEŞHİS ETTTİ
Hong Kong Polisi, olayla ilgili ilk değerlendirmesinde “ağır ihmal” şüphesi üzerinde durdu. Soruşturmanın ilk bulguları, bina cephelerine yerleştirilen köpük malzemelerin yangın standartlarına uymadığını ve yangının kontrolsüz biçimde büyümesine doğrudan katkı sağladığını gösteriyor. Polis yetkilisi Eileen Chung, yaptığı açıklamada “Sorumlu kişilerin ağır derecede ihmali olduğuna ve bunun yangının kontrolsüz biçimde yayılmasına yol açtığına inanmak için gerekçelerimiz var” ifadelerini kullandı. Yangından etkilenmeyen bloklarda yapılan incelemelerde, asansör lobilerindeki pencerelerin dahi plastik köpükle kapatıldığı tespit edildi.
Bölgede yüzyıllardır kullanılan bambu iskele geleneği de bu felakette tartışmaların odağı haline geldi. Bambu, Hong Kong’daki yüksek binaların çoğunda hâlâ tercih edilen bir yapı malzemesi. Esnekliği, hafifliği ve düşük maliyeti nedeniyle tercih edilen bu yöntem, yangın gibi durumlarda büyük bir risk oluşturuyor. İskeleleri çevreleyen fileler ve köpük malzemelerle birleştiğinde bambu, adeta yangının üzerinde ilerleyebileceği doğal bir koridor yarattı. Reuters’ın analizine göre, bu yapılaşma yangının binalar arasında kolaylıkla sıçramasını sağladı ve alevlerin yönünü değiştirmeden yüksek katlara ulaşmasına neden oldu.

15 SAAT GEÇMESİNE RAĞMEN KONTROL ALTINA ALNAMADI
İtfaiyenin müdahalesi, özellikle üst katlarda yoğun duman ve sıcaklık nedeniyle son derece zorlu geçti. Yetkililer, yangın başladıktan 15 saat sonra dahi bazı blokların tamamen kontrol altına alınamadığını belirtti. 32 katlı binalarda yaşayan sakinlerin üçte birinden fazlasının 65 yaş üstü olduğu bilgisi, tahliye sürecinin neden bu kadar yavaş ilerlediğini de ortaya koyuyor. Bazı dairelerde yaşayanların, duman nedeniyle koridorlara çıkamadan dairelerinde mahsur kaldığı tahmin ediliyor.
48'DEN BUGÜNE YAŞANAN EN BÜYÜK FELAAKET
Wang Fuk Court yangını, Hong Kong’un 1948’de 176 kişinin hayatını kaybettiği depo yangınından bu yana yaşadığı en büyük felaket olarak kayıtlara geçti. Uluslararası kamuoyunda ise olay, 2017’de Londra’daki Grenfell Tower yangınıyla karşılaştırıldı. Grenfell’de de dış cephe kaplaması ve yapısal eksiklikler nedeniyle yangının hızlı yayıldığı hatırlanıyor. Felaketin ardından Grenfell United grubu, sosyal medya üzerinden “Bu acıda yalnız değilsiniz” mesajını paylaşarak Hong Kong’daki mağdurlara destek verdi.
Yetkililer soruşturmanın devam ettiğini, inşaat firmalarının çalışma izinlerinin ve malzeme tedarik zincirinin ayrıntılı şekilde incelendiğini açıkladı. Ancak şu ana kadar yangının kesin çıkış nedeni belirlenebilmiş değil.




















