Amerikan Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin iç yazışmaları, Adalet Bakanlığı kayıtları aracılığıyla kamuoyuna sızdı. Belgeler, yıllardır süregelen "uluslararası fuhuş şebekesi" ve "nüfuzlu suç ortakları" iddiaları üzerinde soğuk duş etkisi yarattı. FBI ajanları, Epstein’ın reşit olmayan çocukları bizzat istismar ettiğine dair "bol miktarda kanıt" bulsa da, bu suçların bir "organizasyon" olduğunu kanıtlayamadıklarını bildirdi.
"FOTOĞRAFLAR VE VİDEOLAR YETERSİZ"
Soruşturmayı yürüten savcı ve ajanların kendi aralarındaki yazışmalarda, Epstein’ın New York, Florida ve Virgin Adaları’ndaki mülklerinden ele geçirilen devasa dijital arşivin "beklenen sonucu vermediği" görülüyor.
Savcılar, ele geçirilen fotoğraf ve videoların mağdurların istismara uğradığını kanıtlamadığını ve üçüncü şahısların suç ortaklığını ortaya koymadığını iddia etti.
Küresel diplomasi, finans ve akademi dünyasının dev isimlerine yapılan ödemeler incelenmiş; ancak bu transferlerin suç faaliyetleriyle doğrudan bir bağı kurulamamıştır.
MÜŞTERİ LİSTESİ BİLMECESİ: "MASADA" MI "YOK" MU?
Kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri olan "Müşteri Listesi"ne dair çelişkili açıklamalar kaosa neden oldu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Şubat 2025’te yaptığı açıklamada, daha önce görülmemiş bir müşteri listesinin "şu an masasında olduğunu" söylemişti.
Sızan kayıtlarda FBI ajanları, Epstein’ın mülklerinde yapılan hiçbir aramada bir "müşteri listesi" bulunamadığını net bir dille ifade ediyor.
PRENS ANDREW VE VİRGİNİA GİUFFRE DOSYASI
FBI’ın, eski İngiltere Prensi Andrew ile cinsel ilişkiye zorlandığını iddia eden Virginia Roberts Giuffre hakkındaki değerlendirmesi de dikkat çekici. Ajanlar, Giuffre’nin Epstein tarafından istismara uğradığını kabul etseler de, Prens Andrew hakkındaki anlatımlarını "sorunlu" ve "doğrulanamaz" olarak nitelendirdi. Giuffre, geçtiğimiz yıl şüpheli bir şekilde intihar etmeden önce yayımlanan anılarında, "zengin erkeklere pazarlandığı" konusundaki iddialarını yinelemişti.
Resmi kayıtlara göre "hücresinde intihar ettiği" kesinleşen Epstein’ın ölümü ve ardından gelen bu "kanıt yetersizliği" raporları, dosyanın tam anlamıyla aydınlatılmadan kapatılacağı endişesini güçlendiriyor.




















