Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan ve federasyonun yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmede bireysel başvuru sistemi, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı, Yargıtay ve Danıştay’la ilişkiler, Tayfun Kahraman kararı, yüksek yargıdaki iş yükü ve teknolojik dönüşüm başta olmak üzere birçok konu ele alındı.

Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurularda bir temyiz veya kanun yolu mahkemesi gibi hareket etmediğini özellikle vurguladı.
“AYM KANUNA UYGUNLUK DEĞİL, ANAYASAL DENETİM YAPAR”
Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı kurumları arasında hiyerarşik bir ilişki bulunmadığını belirten Özkaya, her yargı organının görev ve yetkisinin Anayasa ve kanunlarla belirlendiğini söyledi.
Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurulardaki konumunu şu sözlerle anlattı:
“AYM bireysel başvurularda kanun yolu denetimi yapmamaktadır. Kanuna uygunluk değil, anayasal denetim yapmaktadır.”
Anayasa yargısının artık yalnızca yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen bir mekanizma olmadığını belirten Özkaya, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve demokratik hukuk devletinin güçlendirilmesinin de anayasa yargısının temel işlevlerinden biri haline geldiğini ifade etti.

KARARLARDA AİHM VE DİĞER YÜKSEK MAHKEMELER DE İNCELENİYOR
Özkaya, bireysel başvurular incelenirken yalnızca iç hukuk düzenlemelerinin dikkate alınmadığını söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülkelerin anayasa mahkemelerinin içtihatlarının ve Türkiye’deki yüksek yargı organlarının kararlarının da titizlikle incelendiğini belirten Özkaya, raportörlerin görüşleri ile Mahkemenin kurumsal birikiminin de değerlendirmeye dahil edildiğini kaydetti.
Bireysel başvurulardaki hak ihlali iddialarının “adalet odaklı bir yaklaşımla” ele alındığını söyledi.

TAYFUN KAHRAMAN KARARINDA İKİ AYRI İHLAL
Özkaya’nın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri Gezi Parkı davasında hüküm giyen Tayfun Kahraman’ın ikinci bireysel başvurusu oldu.
Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin Kahraman’ın başvurusunda iki ayrı yönden ihlal kararı verdiğini açıkladı.
Buna göre AYM, hem adil yargılanma hakkının hem de bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Kararın henüz yayımlanma sürecinde olduğunu belirten Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin görev alanının kişinin suçlu olup olmadığını belirlemek olmadığını vurguladı.
Özkaya, Mahkemenin görevinin yargılama sırasında anayasal ve usule ilişkin güvencelerin sağlanıp sağlanmadığını incelemek olduğunu söyledi.
Tayfun Kahraman hakkındaki ilk AYM kararının da bu çerçevede verildiğini ifade etti.
14 YILDA 755 BİN 547 BİREYSEL BAŞVURU
Özkaya, 2010 Anayasa değişikliğiyle kabul edilen ve 23 Eylül 2012’den itibaren uygulanmaya başlayan bireysel başvuru sistemine ilişkin çarpıcı veriler de paylaştı.
Bireysel başvuruyu Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biri olarak nitelendiren Özkaya, sistemin devreye girmesinden bugüne kadar Anayasa Mahkemesi’ne toplam 755 bin 547 bireysel başvuru yapıldığını açıkladı.
Bu başvuruların 646 bin 21’i sonuçlandırıldı.
Böylece yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 86’sı karara bağlanmış oldu.
Mahkemenin önünde halen 109 bin 526 derdest bireysel başvuru bulunuyor.
539 BİN BAŞVURUYA KABUL EDİLEMEZLİK
Özkaya’nın verdiği bilgiye göre sonuçlandırılan başvuruların yaklaşık 539 bininde kabul edilemezlik kararı verildi.




















