The Wall Street Journal, Çin’in küresel üretimde giderek güçlenen konumunun bu kez yaban mersini sektöründe nasıl ortaya çıktığını ayrıntılı bir dosyayla ele aldı. Habere göre Kaliforniya merkezli Driscoll’s, yaklaşık 15 yıl önce Çin pazarına girerken hedefini ülkede yaban mersinini yaygın bir tüketim ürünü haline getirmek olarak belirledi.
Şirket, Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaletinde uygun üretim alanları aradı, yüksek verimli çeşitler için genetik şirketleriyle anlaşmalar yaptı ve modern sulama ile sera teknolojilerini bölgeye taşıdı. 2020 yılına gelindiğinde Driscoll’s Çin süpermarketleri için binlerce ton yaban mersini üretiyordu.
ÇİNLİ ÜRETİCİLER HIZLA PAZARA GİRDİ
Ancak Driscoll’s’ın yakaladığı başarı kısa sürede çok sayıda Çinli yatırımcının sektöre girmesine yol açtı. WSJ’ye göre yerel üreticiler Driscoll’s’ın kullandığı damla sulama, sera ve saksıda üretim gibi yöntemleri hızla benimsedi. Çin’deki bazı üreticilerin Driscoll’s’a ait patent korumalı bitki çeşitlerini izinsiz çoğalttıkları da Çin mahkemelerinin kararlarına yansıdı.
Yaban mersini üreticilerine yönelik özel kredi programları sunan devlet bankaları da sektördeki hızlı büyümeyi destekledi.
Sonuç çarpıcı oldu: Çin’in yaban mersini üretimi 2010’dan bu yana 25 kat arttı. Çin, 2021’de ABD’yi geçerek dünyanın en büyük yaban mersini üreticisi haline geldi. 2025’e gelindiğinde Çin’in yıllık üretimi ABD’nin iki katına ulaştı.
FİYATLAR ÇÖKTÜ, ÇİN MEDYASI “YABAN MERSİNİ ÖZGÜRLÜĞÜ” DEDİ
Üretimdeki patlama tüketicilere ise ucuzluk olarak yansıdı. WSJ’nin aktardığına göre Çin’de 9 ons, yaklaşık 255 gramlık yaban mersini paketleri çoğu zaman 3 doların altına kadar geriledi.
Fiyatların bu kadar düşmesi Çin devlet medyasında “blueberry freedom”, yani “yaban mersini özgürlüğü” olarak adlandırıldı. Bir dönem pahalı ve egzotik kabul edilen meyve, geniş tüketici kesimlerinin ulaşabileceği bir ürüne dönüştü.
Ancak tüketici açısından avantaj yaratan bu tablo, üreticiler için aynı sonucu doğurmadı. WSJ, sektörde fiyatların çökmesi ve fikri mülkiyet ihlalleri nedeniyle sert bir rekabet ortamının oluştuğunu belirtti.
DRISCOLL’S 20’DEN FAZLA DAVA AÇTI
Driscoll’s, Çin’de fikri mülkiyet haklarını korumak amacıyla 20’den fazla dava açtı. Şirket, bazı üreticilerin kendisine ait yaban mersini bitkilerini ele geçirerek çoğalttığını ve rakip çiftçilere sattığını ileri sürdü.
Bazı Batılı meyve şirketlerinin ise özel dedektifler tuttuğu, bu kişilerin bitki fidanlıklarında çiftçi veya tüccar gibi davranarak numune satın aldığı ve bitkilerin izinsiz çoğaltılmış çeşitler olup olmadığını DNA testleriyle belirlemeye çalıştığı aktarıldı.
Uluslararası Yaban Mersini Örgütü de Ağustos ayında yayımladığı raporda, Çin’deki yasa dışı fidanlık ve ekim alanlarının büyüklüğüne dikkat çekerek binlerce hektarlık izinsiz üretimin devam edeceği uyarısında bulundu.
YUNNAN’DA TOPRAK YERİNE HİNDİSTAN CEVİZİ LİFİ KULLANDILAR
Driscoll’s’ın Çin’de kurduğu üretim modeli de dikkat çekici. Yunnan ikliminin yaban mersini yetiştirmeye uygun olmasına rağmen bölgenin toprak kalitesinde sorunlar yaşanması ve komşu çiftliklerden gelen atık sular nedeniyle şirket klasik üretim modelinden vazgeçti.
Bitkiler açık arazide toprağa dikilmek yerine seralarda, hindistan cevizi lifinden oluşan özel yetiştirme ortamlarında büyütüldü. Besin ve filtrelenmiş su ise damla sulama sistemiyle verildi.
Şirket zamanla Yunnan’da 150’den fazla üreticiyle çalışarak yılda yaklaşık 30 bin ton yaban mersini üretir hale geldi. Bu miktarın Kaliforniya’nın yıllık üretimine yakın olduğu belirtildi.
PATENTLİ ‘EUREKA SUNRISE’ ÇEŞİDİ DAVALIK OLDU
Fikri mülkiyet tartışmasının merkezinde ise Eureka Sunrise adlı yaban mersini çeşidi yer aldı.
Avustralyalı Mountain Blue şirketi tarafından geliştirilen büyük ve tatlı meyveli bu çeşit için Driscoll’s, 2014 civarında Çin’de belirli süreli münhasır lisans almıştı.




















