MEYRALEM Haber Sitesi

Sayfa Adresi : https://www.meyralemhaber.com/haber-detay/4292_alti-kez-bayildigini-soyleyen-ayse-barim-cezaevind

GÜNDEM

Tümü

Altı kez bayıldığını söyleyen Ayşe Barım cezaevinden seslendi: Yaşamak istiyorum

(2 Gün, 6 Saat önce) 70 İzlenme 0 Yorum
213 gündür tutuklu bulunan Ayşe Barım, Silivri'den açık mektup yazdı. Sağlık durumunun hızla kötüleştiğini anlatan Barım, son üç ayda altı kez baygınlık geçirdiğini belirterek “Yaşamak istiyorum” çağrısında bulundu.

Gezi Parkı davası kapsamında 28 Ocak 2025’te tutuklanan ve 213 gündür Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan oyuncu menajeri Ayşe Barım, sağlık sorunlarının cezaevi koşullarında giderek ağırlaştığını belirterek kamuoyuna seslendi.

 

23 yıldır menajerlik yapan ve Türkiye’nin birçok tanınmış sanatçısıyla çalışmış bir isim olan Barım, sosyal medyada kendisine yönelik başlatılan “organize iftira kampanyasının” ardından gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlattı. Hakkında ortaya atılan suçlamaları reddeden Barım, suçsuz olduğunu savunarak “Bu mektup bir yardım değil, vicdan çağrısıdır” sözleriyle başladığı mektubunda, yaşadığı ağır sağlık sorunlarını ve adalet beklentisini kamuoyuyla paylaştı.

Barım, son üç ayda altı kez baygınlık geçirdiğini, beynindeki anevrizma ve kalp rahatsızlıkları nedeniyle “ani ölüm riski” altında olduğunu vurgularken, hem hastanelerden hem de Türk Tabipleri Birliği’nden alınan raporlarla tahliyesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi. “Yaşamak istiyorum” ifadesini defalarca tekrarlayan Barım, tutuksuz yargılanabilecekken neden hâlâ cezaevinde bulunduğunu sorarak hukuk ve vicdan çağrısında bulundu.

CEZAEVİNDEN VİCDAN ÇAĞRISI

27 Ağustos 2025 tarihli mektubunda Barım, tutuklanma sürecini ve sağlık sorunlarını şu sözlerle anlattı:

“Ben Ayşe Barım,
Bu mektup bir yardım çağrısı değil, vicdan çağrısıdır. Ocak 2025’te sosyal medya üzerinden kimliği belirsiz hesaplarca başlatılan organize iftira kampanyası ile gerçek dışı bir Ayşe Barım kimliği inşa edildi. Ben 23 yıldır oyuncu menajerliği yapıyorum. Her zaman dürüstlükle ve mesleki ilkelere sadık kalarak sadece işimi yaptım.

Hiçbir gerçekliği olmayan, delilsiz ve dayanaksız iddialar ile 12 yıl önce gerçekleşmiş Gezi Parkı Olayları ile ilişkilendirilerek tutuklandım. Soruşturmalar yıllar önce tamamlanan ve o dönemde hiçbir şekilde ilişkilendirilmediğim bu olaylar ile yıllar sonra sadece sosyal medya üzerinden ortaya atılan gerçek dışı iddialar sonucunda ağır bir suçlama ile karşı karşıya bırakıldım. Oysaki benim bu iddialarla hiçbir ilgim yok ve hiçbir suç işlemedim. Masumum…

İlk itirazımızda mahkeme adli kontrol ile serbest bırakılarak tutuksuz yargılanmama hükmetti. Ancak itirazın ardından yeniden tutuklandım ve 213 gündür halen başıma bütün bunların neden geldiğini bilmeden cezaevindeyim. Elimde sağlık raporlarım var, ama hâlâ hastalıklarımın gölgesinde adalet beklentim karşılanmadan yaşam hakkımdan yoksunum.

Beynimde 2 stentli anevrizmamın yanı sıra bu süreçte oluşan müdahale edilememiş yeni bir anevrizma sebebiyle ani ölüm riski altında yaşam mücadelesi veriyorum. Ayrıca eşzamanlı ve hızlı bir şekilde 30 kilo kaybettim, ağır kas yıkımım oldu ve kilo kaybım devam etmektedir. Hastalıklarımın her biri ani ölüm riski taşıyan hastalıklar olduğu gibi cezaevi koşulları nedeniyle gelişen ağır kaygı bozukluğum ve yaşadığım panik ataklar bu riski yükseltmektedir. Son 3 ay içerisinde kalp rahatsızlığımın ilerlediğinin belirtisi olarak 6 kez baygınlık geçirdim.

Hem 2 Temmuz 2025 tarihli Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi raporu hem de 14 Ağustos 2025 tarihli Türk Tabipler Birliği Bilim Kurulu raporu cezaevi koşullarının ve sürecin bu hastalıkları ağırlaştırdığını ve ani ölüm riskimi durmadan artırdığını ortaya koyuyor. Uzmanlar acil şekilde tahliyemin sağlanması gerektiğini belirtiyorlar.

Benim yaşadığım ağır sağlık sorunlarına rağmen hâlâ tutuklu bulunmam adaletin, hukukun ve vicdanın neresinde karşılık buluyor? Adaletin bana tecelli etmesini, hukukun ve vicdanın bana sahip çıkmasını, sağlık ve yaşam hakkımın korunmasını istiyorum.

Tutuksuz yargılanabilecekken neden hâlâ bu koşullardayım? Hukuken ve vicdanen yanıtı olmayan bu sorunun cevabını istiyorum. Ben hâlâ adalete inanmak, adalet beklemek, yaşam hakkımı savunmak istiyorum.

Adaletin tüm gücüyle ve vakit kaybetmeden tecelli etmesini, sağlığımı ve yaşam hakkımı geri almayı, kamuoyunun vicdanına seslenerek insan onuruna yakışır bir şekilde nefes alabilmeyi diliyorum.

Hayatımı kaybetmeden YAŞAMAK istiyorum.”

OLAYIN GEÇMİŞİ

Ayşe Barım, 2013 Gezi Parkı protestolarının planlayıcılarından olduğu iddiasıyla “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla 28 Ocak 2025’te tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Barım’ın sahibi olduğu ID İletişim üzerinden sanatçıları Gezi’ye yönlendirdiğini ve Osman Kavala, Çiğdem Mater, Memet Ali Alabora gibi isimlerle yoğun temas kurduğunu öne sürdü.
Barım ise iddiaları reddederek, sadece birkaç kez oyuncularına eşlik etmek için Gezi Parkı’na gittiğini, kimseyi yönlendirmediğini ve suçsuz olduğunu savundu.

 


YORUMLAR

Yorum Yaz
Bu habere daha önce yorum yapan olmadı.
Şimdi ilk yorumu sen yaz.!
ARŞİV
GAZETE MANŞETLERİ
KARİKATÜR KÖŞESİ
ANKETLER
Aydın Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarından Memnun musunuz?
Bu ankete toplam 23 kişi katıldı.