Tel Aviv merkezli Institute for National Security Studies (INSS), ABD ve İsrail’in bugüne kadar 2 binden fazla hava saldırısı düzenlediğini tahmin ediyor.
Aynı değerlendirmeye göre İran yüzlerce balistik füze ve bine yakın insansız hava aracı fırlattı; bunların önemli bir kısmı hava savunma sistemleri tarafından engellendi. Ancak askeri analistler, mevcut tempoda tarafların silahları ürettiklerinden daha hızlı tükettiğine dikkat çekiyor.
İRAN CEPHESİ: FÜZE VE İHA SAYISINDA DÜŞÜŞ
Batılı askeri kaynaklar, İran’ın çatışmanın ilk günlerinde yüzlerce füze ateşlediğini; ancak sonraki günlerde bu sayının ciddi biçimde azaldığını belirtiyor.
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, ABD Merkez Komutanlığı olarak bilinen United States Central Command (CENTCOM), son günlerde füze saldırılarında belirgin düşüş yaşandığını bildirdi. ABD’nin üst düzey komutanlarından General Dan Caine de, ilk güne kıyasla balistik füze atışlarında dramatik bir gerileme olduğunu açıkladı.
Uzmanlara göre bu düşüş, stokların tükenmeye başlamasından ya da mevcut kapasiteyi koruma stratejisinden kaynaklanıyor olabilir. İran’ın savaş öncesinde binlerce kısa menzilli balistik füzeye sahip olduğu tahmin edilse de kesin rakamlar gizli tutuluyor.
İran’ın seri üretimini yaptığı ve Rusya’ya da ihraç ettiği “Şahid” tipi kamikaze İHA’ların kullanımında da ciddi azalma olduğu bildiriliyor. ABD ve İsrail’in İran hava sahasında üstünlük sağlaması, fırlatma rampaları ve üretim tesislerinin hedef alınmasını kolaylaştırmış durumda.
HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ VE SINIRLAR
ABD ve İsrail jetlerinin İran üzerinde büyük ölçüde hava üstünlüğü kurduğu belirtiliyor. İran’ın hava savunma ağının önemli kısmının devre dışı bırakıldığı, hava kuvvetlerinin ise etkisiz kaldığı ifade ediliyor.
Buna karşın uzmanlar, İran’ın coğrafi büyüklüğüne dikkat çekiyor. Fransa’nın yaklaşık üç katı yüzölçümüne sahip olan ülkede silah depolarının tamamen tespit edilip yok edilmesi oldukça zor görülüyor. Yakın geçmişte, yoğun hava bombardımanlarının tek başına belirleyici sonuç üretmediği örnekler de bulunuyor.
ABD’NİN AVANTAJI VE KISITLARI
ABD, konvansiyonel silah kapasitesi açısından dünyadaki en güçlü ordu konumunu koruyor. Ancak ordunun pahalı ve hassas güdümlü mühimmatlara bağımlı olması önemli bir faktör. Trump’ın savunma şirketleriyle üretimi artırma amacıyla görüşeceği yönündeki haberler, mevcut stokların sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu gösteriyor.
Washington merkezli Center for Strategic and International Studies (CSIS) uzmanlarından Mark Cancian’a göre ABD, ilk aşamadaki uzun menzilli saldırıların ardından daha düşük maliyetli mühimmatlara yönelmiş durumda. Ona göre ABD hava-yer operasyonlarını uzun süre sürdürebilir; ancak hava savunma cephesinde tablo daha karmaşık.
PATRİOT FÜZELERİ VE TEDARİK BASKISI
Özellikle Patriot missile system önleyici füzelerine olan talep dikkat çekiyor. Her bir önleyici füzenin maliyeti milyonlarca doları bulurken, yıllık üretim kapasitesinin sınırlı olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, İran’ın balistik füze atışlarını sürdürmesi halinde bu sistemlerin hızla tükenebileceği uyarısında bulunuyor. CSIS’e göre ABD’nin elindeki Patriot stokları belirli bir seviyede olsa da, uzun süreli bir hava savunma mücadelesi belirsizlik barındırıyor.
“KİM DAHA UZUN DAYANIR?”
Trump, ABD’nin askeri kapasitesinin rakipsiz olduğunu savunurken; ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de İran’ın Washington’dan daha uzun süre dayanamayacağını öne sürüyor.
Analistlere göre ise savaşın süresi uzadıkça hedef listesi daralacak ve operasyon temposu doğal olarak yavaşlayacak. Nihai sonucu ise yalnızca mevcut stoklar değil, üretim kapasitesi, tedarik zinciri ve siyasi irade belirleyecek.




















