Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) piyasadaki döviz talebini karşılamak ve kurları frenlemek için yürüttüğü satış politikası, bankanın rezervlerinde tarihi bir çöküşe neden oldu. Ekonomist İris Cibre'nin paylaştığı son verilere göre; TCMB'nin Menkul Kıymet Rezervi 2,84 milyar dolara inerek veri tarihinin en düşük seviyesine çakıldı. Kısa süre önce ortaya çıkan "120 ton altın satışı" gerçeğiyle birleşen bu grafik, Merkez Bankası'nın nakit dolar (USD) likiditesi yaratabilmek adına elindeki tüm cephaneyi hızla erittiğini gözler önüne seriyor.
Piyasalarda artan döviz talebi ve Merkez Bankası'nın döviz kurlarını belirli bir seviyede tutma çabası, Türkiye'nin ulusal rezervlerinde eşi benzeri görülmemiş bir erimeye yol açıyor.
Finansal Piyasalar Uzmanı ve Ekonomist İris Cibre, TCMB'nin yayınladığı son veriler üzerinden hazırladığı grafikle durumun vahametini ortaya koydu. Uzun yıllar boyunca milyarlarca dolar seviyesinde seyreden Menkul Kıymet Rezervlerinin grafikte adeta bir uçurumdan aşağı yuvarlanırcasına sıfıra yaklaştığı görüldü.
TARİHİN EN DÜŞÜK SEVİYESİ
İris Cibre, kişisel sosyal medya hesabından Merkez Bankası Menkul Kıymet Rezervi'nin son 10 yıllık çöküş grafiğini paylaşarak şu çarpıcı tespitte bulundu: "Merkez Bankası Menkul Kıymet rezervi, ilk veri tarihinin en düşük düzeyine geriledi: 2.84 Milyar USD. Menkul kıymet ve altın satarak/swap yaparak, USD likidite yaratıyor."
Bu açıklama, piyasalarda dönen "Merkez Bankası piyasaya nereden dolar bulup satıyor?" sorusunun da en net yanıtı oldu. TCMB, elindeki tahvil, bono gibi değerli kağıtları (menkul kıymetleri) ve altın rezervlerini elden çıkararak veya swap (takas) yoluyla rehin vererek piyasaya sıcak dolar sürüyor.

120 TON ALTIN DA 'DOLAR' UĞRUNA GİTTİ
Menkul kıymet rezervlerindeki bu tarihi dip, akıllara geçtiğimiz günlerde ekonomi gündemine bomba gibi düşen "altın rezervlerindeki rekor erimeyi" getirdi.
Bilindiği üzere, Merkez Bankası'nın yine piyasanın döviz talebini karşılamak ve kurları baskılamak amacıyla sadece son birkaç ay içerisinde 120 ton civarında altın sattığı ortaya çıkmıştı. 120 tonluk fiziksel altın satışının ardından, kağıt üzerindeki menkul kıymetlerin de 2,84 milyar dolara kadar düşmesi, Merkez'in arka kapı müdahaleleri için kasadaki "kefen parasını" dahi kullandığı şeklinde yorumlanıyor.
EKONOMİSTLER UYARIYOR: "CEPHANE TÜKENİYOR"
Hem 120 tonluk devasa altın satışı hem de menkul kıymetlerin tarihi dibi görmesi, ekonomistler tarafından sürdürülemez bir tablonun son perdesi olarak değerlendiriliyor.
Döviz kurlarını piyasa dinamikleri dışında tutabilmek için bankanın kendi öz varlıklarını (altın ve menkul kıymet) bu hızla nakde çevirmesi, olası bir dış şokta (Örneğin; ABD-İran gerilimi veya yeni bir küresel enerji krizi) Türkiye ekonomisini tamamen savunmasız bırakma riski taşıyor. Gözler şimdi, cephanesi hızla tükenen ekonomi yönetiminin dolardaki tırmanışı durdurmak için atacağı bir sonraki adıma çevrildi.




















