İsrail'in 10 maddelik anlaşmayı hiçe sayarak Lübnan'ı ağır bir şekilde bombalamasının ardından Orta Doğu'da ipler koptu. İran, İsrail'in saldırılarını sürdürmesi halinde ABD ile yapılan 14 günlük ateşkesten resmen çekileceğini duyurdu. Bu sert uyarının hemen ardından İran medyası, küresel petrol ticaretinin şahdamarı olan Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankeri trafiğinin durdurulduğunu açıkladı.
TANKER TRAFİĞİ DURDU
İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’ndaki petrol tankeri trafiğinin durduğu öne sürüldü. Bölgedeki gerilimin artması, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip boğazdaki hareketliliği doğrudan etkiledi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu savundu. Ancak Reuters’a konuşan ve ABD ile yürütülen temaslarda yer aldığı belirtilen üst düzey bir İranlı yetkili, boğazın henüz tam anlamıyla açık olmadığını ifade etti.
İRAN’DAN ATEŞKES UYARISI: “ÇEKİLİRİZ”
Öte yandan İranlı yetkililer, ABD ile varılan ve İsrail’i de kapsayan ateşkes anlaşmasına ilişkin sert mesajlar verdi.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, anlaşmanın Lübnan dahil tüm cepheleri kapsadığını belirtti.
Yetkili, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ateşkesi ihlal ettiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Siyonist rejim (İsrail) buna rağmen sabahtan bu yana ateşkesi açıkça ihlal ederek Lübnan'a karşı acımasız saldırılar düzenledi. İsrail, Lübnan'a yönelik saldırılarına devam ederek ateşkesi ihlal etmeyi sürdürürse İran, anlaşmadan çekilecektir.”
TRUMP'IN TEK ŞARTI ÇÖPE GİTTİ
Bu tarihi gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın iki haftalık ateşkesi kabul ederken öne sürdüğü yegâne şart olan "Hürmüz Boğazı'nın TAM, DERHAL ve GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE AÇILMASI" ilkesinin, İsrail'in saldırıları yüzünden daha ilk günden çöpe gittiği anlamına geliyor.
10 maddelik barış planının en önemli maddesi olan "Lübnan'a saldırıların durması" şartını İsrail'in ihlal etmesi, İran'ın da elindeki en büyük koz olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatmasına neden oldu. Bölge, kısa süreli barış umudunun ardından tekrar topyekûn bir bölgesel savaşın ve küresel enerji krizinin eşiğine sürüklendi.




















