Filistin’in Lahey Büyükelçisi Ammar Hicazi, İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli esirlere yönelik uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hicazi, İsrail’deki hapishane ve askeri gözaltı merkezlerinin Filistinliler açısından “işkence ve cinsel saldırı merkezlerine dönüştüğünü” ifade etti.
Hicazi, İsrail’in uygulamalarına ilişkin iddiaların uluslararası kuruluşlar ve bağımsız insan hakları örgütleri tarafından raporlandığını, son dönemde bazı uluslararası medya kuruluşlarının da bu konularda araştırmalar yayımladığını söyledi.
UCM Savcılığı’nın soruşturma başlattığını hatırlatan Hicazi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında işgal altındaki Filistin topraklarında işlendiği öne sürülen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle tutuklama emri çıkarıldığını ifade etti.
“BU ARAŞTIRMALAR LAHEY’DEKİ DAVALARA KATKI SAĞLAYACAK”
Hicazi, uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan raporların ve medya araştırmalarının, Lahey’de devam eden davalarda önemli rol oynayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu araştırmaların, Lahey'deki davalara katkıda bulunacağını düşünüyoruz. Çünkü İsrail'in Filistin halkını bir bütün olarak yok etme niyetinin, Filistin halkının bir bütün olarak ve ulusal, etnik ve ırk veya dini açıdan yok edilmesi amacının ve İsrail'in işlediği soykırımının kanıtı olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında uzun süredir işlediği insanlığa karşı suçların ve savaş suçlarının da bir başka kanıtı."
İsrail’in uluslararası hukuk normlarını ve insan hakları sözleşmelerini ihlal ettiğini savunan Hicazi, cinsel şiddetin uluslararası hukukta açık şekilde yasaklandığını dile getirdi.
Hicazi, bu yasağın hem Cenevre Sözleşmeleri kapsamında hem de uluslararası ceza hukuku ve insan hakları hukukunda yer aldığını belirtti.
“DEVLETLER GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAKLA YÜKÜMLÜ”
Uluslararası toplumun bu konuda sorumluluk taşıdığını ifade eden Hicazi, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu nedenle devletler de bu konuda mahkemelerin kararlarını beklememek ve bu suçu işleyen herhangi birini, ister komuta sorumluluğu düzeyinde olsun, ister doğrudan failin kendisini hesap vermeye zorlamak için gerekli önlemleri almakla yükümlü."
“BU İHLALLER UAD VE UCM DAVALARINDA YER ALACAK”
Hicazi, İsrail’in Filistinli esirlere yönelik uygulamalarının, uluslararası soruşturma mekanizmaları tarafından incelendiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler soruşturma organlarının ve uluslararası medya kuruluşlarının yürüttüğü araştırmaların önemine dikkat çeken Hicazi, bu bulguların İsrail hakkında açılan davalarda temel unsurlardan biri olacağını savundu.
Ruanda ve eski Yugoslavya için kurulan uluslararası ceza mahkemelerinde görülen davaları örnek gösteren Hicazi, geçmişte cinsel şiddetin soykırım suçunun değerlendirilmesinde dikkate alındığını ifade etti.
Hicazi konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Bu nedenle bu araştırmalar davanın temel bir unsuru olacak. Güney Afrika tarafından UAD'ye sunulan esasa ilişkin dilekçelere erişildiğinde kesinlikle bunları göreceğiz."
Ayrıca söz konusu iddiaların UCM Savcılığı’nın dikkatine de sunulduğunu kaydetti.
BEN-GVİR VE SMOTRİCH AÇIKLAMASI
Hicazi, UCM’nin işgal altındaki Filistin topraklarında işlendiği öne sürülen tüm suçları değerlendirdiğini belirterek, soruşturmaların üst düzey İsrailli yetkilileri de kapsayabileceğini ifade etti.
UCM’nin bazı tutuklama emirlerini gizli şekilde çıkarabileceğine ilişkin karar aldığını söyleyen Hicazi, medyada yer alan ek tutuklama emri iddialarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Mahkeme bu medyada yer alan şekliyle tam olarak doğru olmadığını dile getirdi ancak herhangi bir İsrailli yetkili hakkında ek tutuklama emri olup olmadığını yalanlamadı."
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich hakkında da değerlendirmelerde bulunan Hicazi, şu ifadeleri kullandı:
"İşgal altındaki Filistin topraklarında tanık olduğumuz suçlara bakıldığında, özellikle İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, koalisyonun diğer aşırı sağcı ismi Maliye Bakanı Bezalel Smotrich gibi Filistinlilere karşı suç işlemeyi teşvik eden, çok açık ve iğrenç bir şekilde bu suçları işleyen kişilerin, UCM tarafından çıkarılan tutuklama emirlerinde isimlerini görmeleri durumunda buna en az şaşıracak kişiler olmalılar."
“UCM’NİN ÇABALARINI HIZLANDIRMASINI BEKLİYORUZ”
Filistinli Büyükelçi, İsrail’de Filistinlilere yönelik suç işlediği öne sürülen daha fazla kişinin hesap vermesini beklediklerini ifade etti.
UCM üyesi devletlerin mahkeme kararlarını uygulaması gerektiğini söyleyen Hicazi, tutuklama emirlerinin yerine getirilmesi için uluslararası toplumun harekete geçmesini istedi.
Hicazi açıklamasının sonunda, UCM Savcılığı ile temasların sürdüğünü belirterek, İsrail’in hesap vermesi amacıyla soruşturma süreçlerinin hızlandırılmasını beklediklerini kaydetti.




















