Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde yoluna devam etmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına dikkat çeken Erdoğan, “Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz” derken, Terörsüz Türkiye hedefi için kararlılık mesajı verdi. Erdoğan, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık” ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
"Aziz milletim, sevgili Muşlu kardeşlerim, MHP lideri Devlet Bahçeli ve siyasi partilerin genel başkanları ve Türkiye’nin geleceği gençlerimiz sizleri muhabbetle selamlıyorum. Dün Ahlat’ı ziyaret ederek gençlerimizle kucaklaştık, ardından Kabine toplantımızı yaptık. Şimdi Bizans’ın paslı kilidini kırdığımız Malazgirt’te sizlerle birlikteyiz.
Malazgirt Zaferi’nin 955 yılı kutlu olsun. Sultan Alparslan’ı ve onun yiğitlerini yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran siz kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtülüleriyle burayı papatya bahçesine çeviren kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Kardeşlik tablosu için tebrik ediyorum, Rabbim sizleri korusun. Rabbim siz gençlere en güzel hizmetleri yapmayı nasip etsin.
Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harim-i ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104. sene-i devriyesini idrak ediyoruz. Bu vesileyle Millî Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.

"SÖZ KONUSU VATANSA KİMSEYE BOYUN EĞMEYİZ"
Bu toprakları savunmak için can almış ve can vermiş bir milletimiz. Bayrağımızın göklerde dalgalanması için kahraman bir milletiz. Söz konusu vatan olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. Bundan sonra bükülmez bilekle, çelikten yürekle bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.
Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır. 26 Ağustos 1017 Sultan Alpaslan Cuma namazını eda etti ve askeriyle Allah’a dua etti ve ordusuna dönüp “Düşmanın üzerine atılmak istiyorum, galip gelmek istiyorum ne ala aksi takdirde şehit olup cennete gideceğiz. Bugün sizlerden biriyim, sizlerle kılıç sallayacağım. Gelmek isteyenler gelsin.” dedi. Savaşın sonunda ordusuyla birlikte tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Sadece Anadolu’nun kapısını açmadı. Kudüs’ün İstanbul’un yolunu da açtı. Aynı zamanda gönüllere giden yolları da açtı. Ata yurdumuza giden yoları açtı.
"DİKENSİZ BİR GÜL BAHÇESİNDE YAŞAMIYORUZ"
Bin yıldır Şehitler Tepesi’ni boş bırakmayanların ruhları şad olsun. Tarihte bazı hakikatlerin inkar edilmesi mümkün değildir. Biz ne zaman birlik olduysak, ne zaman kenetlendiysek başarıdan başarıya zaferden zafere koştuk. Malazgirt Zaferi’ni böyle yazdık.
Çanakkale’de Büyük Taarruz’da 15 Temmuz’da zorlukları birlikte aştık. Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Biz bu topraklarda şerefimizle onurumuzla yaşıyoruz. Burada bir ve beraber olmaktan başka çaremiz yok.
Biz yüzünü bize çevirmiş kardeşlerimiz için de güçlü olmak zorundayız. Tüm alanlardaki çabamız güçlü Türkiye’yi inşa etmektir. Bu uğurda elimize birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş bulunmaktayız.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DEN GERİ DÖNMEYECEĞİZ"
Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu, ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedî kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık."




















