Gülistan Doku’nun kaybolmasından bir gün önce, 31 Aralık 2019 tarihinde Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı başvuruya ait evrakların sistemden silindiği iddiası üzerine başlatılan soruşturmada yeni bir perde aralandı. Bursa'da gözaltına alındıktan sonra Tunceli'ye getirilen dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir, Sulh Ceza Hakimliği'nce "resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adliye çevresinde geniş güvenlik önlemlerinin alındığı karar sonrası, Özdemir'in savcılık sorgusundaki çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı.
"KAYITLARIN SİLİNDİĞİNİ SOSYAL MEDYADAN ÖĞRENDİM"
Gazeteci Ceylan Sever'in aktardığına göre, savcılık sorgusunda hakkındaki iddiaları yanıtlayan Özdemir, Gülistan Doku'nun hastaneye müracaat evraklarının silindiğinden haberdar olmadığını savundu. Özdemir, "Bu evrakların sistemden silindiğini sosyal medyadan öğrendim. POLNET içeriği dosyaya girdiyse Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019 tarihindeki kayıtları da tabii ki silinmiştir; ancak benim bu konuyla bir alakam yoktur. Bu kayıtların nasıl silindiğini bilemiyorum" ifadelerini kullandı.
O dönem aynı zamanda İl Sağlık Müdürü olarak görev yaptığını ve hastaneye çok fazla gidemediğini belirten Özdemir, hasta kabulü yapmadığını, yalnızca meslektaşlarının çağırması üzerine ameliyatlara yardım amacıyla girdiğini dile getirdi.
OKU BİLGİ İŞLEM VE YAZILIM ŞİRKETİNE ÇEVİRDİ
İfadesinde hastanenin veri altyapısına ilişkin teknik detaylar veren Özdemir, okları bilgi işlem personeline ve hastanenin çalıştığı yazılım şirketine çevirdi:
"Hastanede belirtilen dönemde SISOFT isimli yazılım şirketi ile çalışılıyordu. Şirket çalışanı olarak iki eleman vardı; birisi B.Y. ve asıl sorumlu olan Y.E. idi. Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi veya eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi. Benim ya da başka bir hastane çalışanının böyle bir yetkisi, bilgisi ve becerisi yoktu. Yetkisi veya becerisi olan birine talimat da vermedim."
"VALİ BENDEN KAYITLARI SİLMEMİ İSTEMEDİ"
Soruşturmanın en çok tartışılan boyutlarından biri olan "bürokratik baskı" iddialarına da yanıt veren eski Başhekim Özdemir, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile görevinden dolayı sık görüştüğünü doğruladı ancak kayıt silme iddiasını kesin bir dille reddetti:
"Bana o dönem vali, herhangi bir bürokrat ya da bir başkası ulaşarak bahse konu güne ilişkin kayıtları silmem konusunda bir şey söylemedi. Görevimden dolayı Tuncay Sonel ile çok sık görüşmem oluyordu. Telefonumdaki WhatsApp ve diğer uygulamaların içeriklerini genelde silmem, telefon incelemelerimde de bu husus ortaya çıkacaktır."
EMNİYETE GİDEN YAZIYI KİM İMZALADI?
Özdemir, 8 Ocak 2020 tarihinde Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü'nün hastaneye yazdığı resmi yazıya kendisinin cevap vermediğini belirterek, "Kim tarafından imzalandığını bilmemekle birlikte başhekim yardımcılarından M.S. ile S.Ö. imzalamış olabilir. Bana o dönem hastane kamera görüntüleri ile ilgili talepte bulunan kişi olmamıştır" şeklinde konuştu.
KAYIT SİLME PROSEDÜRÜNÜ ANLATTI
Hastanede olağan bir kayıt silme veya düzeltme işleminin nasıl yapıldığına dair prosedürü de anlatan Özdemir, "Olası yanlış kaydedilme durumunda, kaydı açan sekreter yazılı belgeyi iki müdür yardımcısına imzalatır, ardından Y. Bey'e (Bilgi İşlem Sorumlusu) dilekçesini verir ve gerekli işlem yapılır. Bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir. 31 Aralık 2019 tarihinde hastaneye başvuran kişilerin kayıtlarının silinmesine dair hiçbir bilgim yoktur" diyerek kendini savundu.




















