Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yedi Avrupa gazetesine verdiği ortak röportajda, Avrupa Birliği'nin rekabet gücünü artırmaması halinde küresel denklemden silinebileceği uyarısını yaptı. 9 Şubat'ta gerçekleşen mülakatta konuşan Macron, Avrupa'nın ekonomisine yatırım yapmaması ve büyümenin önündeki engelleri hızla kaldırmaması durumunda küresel güçler tarafından "bir kenara itileceğini" savundu. 12 Şubat'ta düzenlenecek ve birliğin rekabetçiliğinin masaya yatırılacağı AB zirvesi öncesinde liderlere seslenen Fransız Cumhurbaşkanı, mevcut krizin derin bir jeopolitik kırılma noktası olduğunu vurguladı.
MACRON'UN DÖRT MADDELİK KURTULUŞ PLANI
Fransız liderin Avrupa'yı ekonomik dar boğazdan kurtarmak için sunduğu reçete dört ana başlıkta toplanıyor. Macron ilk olarak, AB'nin meşhur bürokratik düzenlemelerinin sadeleştirilmesi gerektiğini savunuyor. İkinci adımda tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi çağrısı yapan Macron, özellikle Amerikan doğalgazı ve bulut bilişim hizmetlerine olan bağımlılığın azaltılmasını, buna karşılık Euro'nun uluslararası ticaretteki rolünün güçlendirilmesini talep ediyor.
Üçüncü maddede çelik, kimya ve savunma gibi kritik sektörlerde "Avrupa önceliği" ilkesinin benimsenmesini öneren Macron, kamu alımlarında yerli üretime öncelik verilmesini istiyor. Son olarak, Avrupa Merkez Bankası eski Başkanı Mario Draghi'nin 2024 tarihli raporuna atıfta bulunan Macron, savunma, yeşil teknoloji ve yapay zeka alanlarında kullanılmak üzere "gelecek için Euro tahvilleri" çıkarılmasını ve inovasyona devasa yatırımlar yapılmasını hedefliyor.
ALMANYA VE KUZEY ÜLKELERİNDEN 'KORUMACILIK' ENDİŞESİ
Macron'un önerileri, aciliyet hissini paylaşan bazı liderler tarafından desteklense de reçeteleri birlik içinde tartışma yaratmış durumda. Almanya, İtalya ve Belçika liderlerinin, ana zirve öncesinde kendi aralarında bir "ön toplantı" düzenleme kararı alması, AB içindeki görüş ayrılıklarının derinliğini gösteriyor. Baltık ve Kuzey ülkeleri ile Hollanda, Macron'un "Avrupa önceliği" talebinin, kıtayı yatırımlardan uzaklaştıracak bir tür korumacılık olduğundan endişe ediyor. Siyasi risk danışmanlığı şirketi Eurasia Group analistleri, Fransa'nın bu hamlesini "stratejik özerklik kılıfına bürünmüş Fransız korumacılığı" olarak nitelendirirken, Macron bu eleştirileri reddederek amacının sadece Avrupalı firmalara eşit rekabet koşulları sağlamak olduğunu savunuyor.
SAVUNMA PROJELERİ VE SİYASİ ZAMAN BASKISI
Fransız lider, savunma sanayiinde iş birliğine de değinerek, Fransa, Almanya ve İspanya ortaklığındaki "Geleceğin Savaş Hava Sistemi" (FCAS) projesine olan bağlılığını yineledi. Projenin iptal edildiği yönündeki spekülasyonlara rağmen Macron, altıncı nesil savaş uçağı ve otonom dronları içeren bu girişimin Amerikan sistemlerine rakip olabilmesi için daha fazla Avrupalı ortağın katılımını bekliyor. Öte yandan, diplomatik danışmanını Moskova'ya gönderdiğini ancak Rusya'nın barışa yanaşmadığı mesajıyla döndüğünü aktaran Macron, Avrupa'nın kendi göbeğini kesmesi gerektiğini ima etti.
Parlamentoda çoğunluğunu kaybeden ve görev süresinin bitimine sadece 15 ay kalan Macron'un iç siyasetteki zayıf konumu, önerilerinin hayata geçip geçmeyeceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Ayrıca, Macron'un stratejik özerklik adına ticari çeşitliliği savunurken, Ocak ayında Latin Amerika ülkeleriyle yapılan AB-Mercosur ticaret anlaşmasını veto etmesi, bazı Avrupa başkentlerinde tutarsızlık olarak yorumlanıyor. Tüm bu görüş ayrılıklarına rağmen Avrupalı liderlerin çoğu, Macron'un "zaman daralıyor" uyarısında haklı olduğu görüşünde birleşiyor.




















