Silivri 9 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda cezaevi koşullarına ve kendilerine yönelik muameleye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. "Organize Kötülük" başlığıyla yayımlanan mesajında Erdoğdu, şartlar ne olursa olsun direnmeyi sürdüreceklerini belirterek, “En başında söyleyeyim, şartlar ne olursa olsun bizler Kuvayı Milliye ruhuyla aslanlar gibi direniyoruz. Direnmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Erdoğdu’nun açıklaması, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın eşi hakkında soruşturma başlattığı ve Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni istediği haberlerinin ardından geldi.
“SİLİVRİ, SÜREKLİ AŞAĞILAMALARIN MERKEZİ”
Mesajında Viktor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” kitabına atıf yapan Erdoğdu, Auschwitz toplama kampına ilişkin “en dayanılmaz yanın gaz odaları değil, her gün düzenli yapılan küçük aşağılamalar” olduğu değerlendirmesini hatırlattı.
Erdoğdu, bu benzetmeden hareketle Silivri’de benzer bir psikolojik yıpratma düzeni olduğunu ileri sürerek şunları kaydetti:
“Silivri bu küçük küçük ama sürekli aşağılamaların merkezi. Özellikle CHP’li tutuklulara bu aşağılamalar organize ve profesyonel olarak yapılıyor.”
“HER SABAH VE AKŞAM TEPEDEN TIRNAĞA ARANIYORUZ”
Cezaevindeki uygulamalara ilişkin örnekler de veren Erdoğdu, mahkemeye götürülürken her sabah ve akşam detaylı aramadan geçirildiklerini belirtti.
Hapishanede yalnızca mavi ve siyah kalem bulundurulmasına izin verildiğini söyleyen Erdoğdu, “Ola ki üzerimizde kırmızı kalem çıksa, bu kalemle tünel kazacakmışız muamelesi yapılıyor” dedi.
Çakmak taşımalarına izin verilmediğini, sigara içmek için her defasında çakmak istemek zorunda bırakıldıklarını aktaran Erdoğdu, bir tutuklunun üzerinde eşinin yazdığı “Seni seviyorum” notunun bulunduğunu ve bu notun görevliler tarafından yırtıldığını öne sürdü.
Erdoğdu, o anı şu sözlerle anlattı:
“Geçen bir arkadaşımızın üzerinde eşinin ‘Seni seviyorum’ yazılı notunu bulup sanki uyuşturucu yakalamış da affediyorlar havasında notu yırtmalarını hüzünle izledim.”
“MAHKEMENİN TANIDIĞI TELEFON HAKKI KULLANDIRILMIYOR”
Erdoğdu, mahkemenin telefon görüşmesi hakkını 60 dakikaya çıkardığını ancak cezaevi yönetiminin bu hakkı kullandırmadığını da iddia etti.
Oğluyla yaptığı 10 dakikalık telefon görüşmesi sırasında bir infaz koruma memurunun yanına gelerek yüksek sesle bağırdığını söyleyen Erdoğdu, bunun bilinçli şekilde yapıldığını savundu.
Erdoğdu, “Bu personel gibi birkaç partizan, bu küçük aşağılamaları düzenli yapıyor” ifadelerini kullandı.
Cezaevindeki hücre aramalarına da değinen Erdoğdu, ikinci bir bulaşık telinin alındığını belirterek, bu teli lavabo ve yerdeki çimento kalıntılarını temizlemek için kullandığını söyledi.
“SİZLERİ DAHA ÇOK ÜZMEK İÇİN YAZMIYORUM”
Mesajında kendileri için üzülenlere de seslenen Erdoğdu, yaşadıklarını kamuoyunun durumu görmesi için anlattığını ifade etti.
“Bizler için çok üzüldüğünüzü biliyorum. Bütün bunları sizleri daha çok üzmek için yazmıyorum” diyen Erdoğdu, “Başta söylediğim gibi biz bütün bu zulme, bu kötülüklere aslanlar gibi dayanıyoruz ve direniyoruz” ifadelerini kullandı.
Erdoğdu, açıklamasının devamında şu sözlere yer verdi:
“Ben bunları nasıl bir melanetle, nasıl bir kötülükle karşı karşıya olduğumuzu görmeniz için yazıyorum. Bunlar kötü insanlar, çok kötü insanlar. Allah vatanımızı, milletimizi, devletimizi, eşimizi, çocuğumuzu, sevdiklerimizi bunların kötülüklerinden korusun.”
“KÖTÜLÜK KAYBEDECEK, İYİLİK KAZANACAK”
Açıklamasında iktidara yönelik eleştirilerini de sürdüren Erdoğdu, “Sakın bunlara inanmayın. Sakın bunlara güvenmeyin” dedi.
“Bu kötülük hem devletimizi hem milletimizi zayıflatıyor, çürütüyor, çökertiyor” ifadelerini kullanan Erdoğdu, mevcut sürecin artık devam edemeyeceğini savundu.
Erdoğdu, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Biz millet olarak demir dağları delip geçtik. Bu kötülüğe elbette yenilmeyeceğiz. Kötülük kaybedecek, iyilik kazanacak. Biz kazanacağız ve her şey çok güzel olacak. Sizi çok seviyor ve özlüyoruz.”




















